Kalça Kırıkları en çok kimlerde görülüyor?

  Kalça Kırıkları her yaş gurubunda görülebilir. Ancak yaşlı, osteoporozun sık görüldüğü, aktivitesi yavaşlamış kişilerde daha sık karşımıza çıkmaktadır. Kadınlarda, erkeklere oranla, kalça kırığı görülme sıklığı daha fazladır.Basit düşmeler yaşlılarda kırığa sebep olabilirken, erişkinlerde ve çocuklarda ise bu tip kırıklar daha çok trafik kazalarına ve yüksekten düşmeye bağlı olarak yüksek enerjili travmalardan sonra görülmektedir.

Kalça kırıklarına zemin hazırlayan faktörler nelerdir?

  Kalça kırıkları düşme sonrası meydana gelebildiği gibi kemiğin zayıflaması sonucu kendiliğinden de oluşabilir. Kalça kırığına zemin hazırlayan faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

- İnsanlarda ani gelişen olaylar karşısında harekete geçen koruma reflekslerinin yaşlılarda çok azalması
- Osteoporoza bağlı kemikten kalsiyum kaybı ve kemiğin incelmesi ve zayıflaması
- Yaşlılarda görme bozukluklarının artması , oryantasyon güçlüğü, nörolojik bozukluklara bağlı baş dönmesi ve dengenin zayıflaması
- Evde ve sokakta engebeli yüzeylerde yürüme güçlüğü, halıya veya eşiklere takılma, merdivenlerden düşme, buzda kayma sonucu kalça bölgesinde kırıklar oluşabilir.

  Bazı hastalıklar sonucu kemik ileri derecede kırılgan hale gelir. Bunların başında kemik tümörleri, kanser metastazları, kemik kistleri vardır.

Yaşlılarda meydana gelen kalça kırıklarının iyileşmesi neden zaman alıyor?

  Kırık her yaşda iyileşir. Yaşlılarda kırık tedavisinin prensiplerine uygun olarak tedavi uygulanır ise kırık yine zamanında iyileşir. Ancak kalça kırığı, kalçanın değişik yerlerinde değişik şekillerde meydana gelmektedir ve bu tipler arasında iyileşme süreleri açısından farklılıklar vardır.

  Kırıkların iyileşebilmesi için kemiklerde biyolojik aktivitenin olması yani kemiklerin canlılığının olması gerekmektedir. Kemikler, kan damarları aracılığı ile kan ile beslenir ve canlılıklarını korurlar. Kalça kemiğinin baş ve boyun bölgesinin ( femur boynu) kan ile beslenmesi için gerekli olan damarlar bu bölgenin kırıklarında yaralanır. Bu yaralanma sonrası, baş ve boyun bölgesinin kanlanması bozulur ve kemiğin baş kısmı cansız hale gelir. Bu olay baş ve boyun kırıklarında iyileşme süresini geciktirir veya iyileşme hiçbir zaman gerçekleşemez. İyileşmenin olması baş bölgesinin artık canlanacağı anlamına gelmez. Canlı olmayan kemik 6 ay ile 2 yıl içerisinde yumuşayarak deforme olur ve hastalar ağrı nedeni ile bu kalçalarını kullanıp normal yürüyemezler. Bu nedenle bu bölgede meydana gelen kalça kırıklarının tedavisi uzun sürer ve problemli olur.

Tedavisi nasıl gerçekleşmektedir? Ameliyat şart mıdır?

  Bütün kırıklarda olduğu gibi kalça kırıklarının da iyileşebilmesi için tesbit edilmeleri gerekmektedir. Küçük çocuklarda kırılmış fakat yer değiştirmemiş bazı kalça kırıkları alçı ile tesbit edilebilir. Yer değiştirmiş kırıkların hemen hemen tamamı cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

  Kalça kırıkları için, genç hasta gurubu dediğimiz 55-60 yaşına kadar olanlarda, bütün kırıklar ameliyat ile ve çivi, vida, plak vs... kullanılarak tesbit edilirler. Daha yaşlı hastalarda ise kemiğin baş ve boyun kırıkları kalça endoprotezleri ile tedavi edilir. Tedavi olarak kırılan baş bölgesi çıkartılır. Endoprotez adı verilen metalden yapılmış malzemeler ile sadece kırılan kemik bölgesi veya kalça ekleminin her iki tarafı da değiştirilir.

  Bu tedavi ile kırığın iyileşmesi için geçecek süre kazanılmış olur. Hasta kırılan bacağının üzerine, ameliyatın ertesi günü, ağrının izin verdiği ölçüde basabilir. Kemiğin cansız kalması ve onun getireceği sonuçlardan kurtulmuş olur. Yaşlı hastaların uzun süre hareketsiz yatması; yatak yarası, akciğerde zatürriye (staz pnömonisi), idrar yolu enfeksiyonu, DVT (derin toplar damar tıkanması ve akciğer embolisi) vs... gibi komplikasyonlara yol açacağından, kırık sonrası olabildiğince erken dönemde ameliyat edilmelidir ve ayağa kaldırılmalıdır.

  Kalça kırığı olan hasta çeşitli sağlık sorunları yaşayabilir. Bu sorunlar tesbit edildikten sonra gerekirse tedavi edilirler ve hasta ameliyat için hazırlanır. Anestezistler hastanın tetkikleri yapıldıktan sonra kendisi için en uygun anestezi şeklini seçer ve uygularlar.

  Anestezi; genel, epidural veya spinal anestezi olarak ayrılır. Anestezist bunlardan birini tercih eder veya iki tanesini beraber uygulayabilir.

  Günümüzde, ameliyat sonrası, ağrı kontrolu çok gelişmiş yöntemler ile yapılmaktadır. Özellikle epidural anestezi sonrası, epidural kateterden verilen ilaçlar ile, ilk 2-3 gün ağrı çok az hissedilmekte ve hastalar yatakta daha rahat hareket edebilmektedir. Epidural anestezi yapılmayan hastalara ise ağrı pompası takılır ve ağrı kesiciler devamlı olarak damardan verilirler.

Kalça kırığının riskleri nelerdir?

  Kalça kırıkları ameliyat edilmedikleri zaman iyileşme olasılığı çok az olan kırıklardır. Hasta, kırık kalçası ile yürüme aşansı bulamadığı için yatağa bağımlı kalır ve yukarıda sözü edilen yatak yarası, akciğer ve diğer sistemler ile ilgili komplikasyonlar sonucu kaybedilir. Ameliyat edilenlerde ameliyat ile ilgili bazı sorunlar yaşanabilir. Enfeksiyon, derin ven trombozu, akciğer embolisi, ameliyat yarası ile ilgili sorunlar, kırığın kaynamaması, kötü kaynama riskleri bazı hastalarda görülebilir. Bütün bu risklere karşı önlemler alınır ve bu risklerle karşılaşılma olasılığı en aza indirilir.

İleri yaş gurubu kendini bundan nasıl korumalıdır?

  Korunmak en iyi tedavidir. Yaşlı hastaların osteoporoza karşı gerekli tedaviyi yaptırmaları gerekir. Kalsiyum ve kemiklerden kalsiyum kaybını önlecek ilaçlar, ve kalsitonin kullanılmalıdır. Günlük yaşamlarında düşmemeleri için yeterli önlemleri almalıdırlar. Ev içerisinde yürürken takılmamaları için halılar veya kilimler gerekirse kaldırılmalı, gece ışıkları mutlaka yakılmalı, eğer nörolojik problemler var ise yardımcı ile yürümeli vs... dir.

Yaşlanma başlangıcında olanların sağlam bir kemik yapısına sahip olmaları için ne yapmaları gerekiyor?

  Kemiklerin sağlamlığı içerdikleri kalsiyum ile orantılıdır. Kalsiyum azlığı kemiklerin çatısını zayıflatır. Trabeküler yapı azalır ve korteksi incelir. Kırılganlığı artar.. Bu olaylar kadınlarda çoğunlukla menapoz sonrası ortaya çıkar. Çocukluk çağlarından itibaren kalsiyum içeren yiyecekleri seven kimselerde menapoz çağında kemikte kalsiyum miktarı yeterli olursa osteoporoz görülme riski azalır. Süt ve süt ürünleri zengin kalsiyum içerdiklerinden bolca tüketilmeli, spor yaparak kemiklerdeki mekanik yüklenmeyi arttırmalı ve ileriki yaşlarda da gücünü koruması sağlanmalıdır.

  Menapoz sonrası her gün 1 gr. Kalsiyum tableti almalı ve kalsiyumun kemiklerden kaçışını engelleyen ilaçlar kullanmalıdır.